“Olamaz” diyor sertçe, “doğru melezim evet ama Türk’üm, A-dım Neveser. Soyadımın Bosquet oluşuna takılıyorsanız söy-leyeyim. İlk eşim Fransız’dı, tamam mı?”
“Gerçekten yalnız mısın?” diyorum.
“Beni sevenleri sevememek gibi bir derdim var,” diyor; “Daha ilk eşimle birlikteyken duyumsamıştım bunu. Beni seveni ben sevmiyorum, benim sevdiğimse beni sevmiyor.”
“Öyleyse beni de sevmeyeceksin, yazık,” diyorum şakayla. (…) Çizgi gibi kısılan […]